21. Yüzyılda Türk Devletleri ve Türk Birliği Düşüncesi

“Bu birlikten amaç nedir? Siyasi bir birlik mi? Şimdilik, hayır! Gelecek hakkında bugünden bir yargıya varamayız.” (Ziya Gökalp)

21. yüzyılda Türk Birliği veya Turan, sembolik tasvirle her Türk Devleti’nin kendi bayrağı yanında ortak bir Türk Birliği bayrağı olarak düşünüldüğünde; hem tarihî karakteristiğe, hem güncel jeopolitik duruma uygun bir hedef olmaktadır. Bütünleşme boyutu bir konfederasyon şeklinde olabilir. Bugün Çin sınırlarından Balkanlara kadar uzanan tek siyasi üniter devlet anlayışı, eski tipik Türk devlet yapısına da güncel jeopolitik gerçekliğe de uygun değildir.

Konfederasyon: Bağımsız devletler tarafından, egemenliklerini muhafaza etmek şartıyla, ortak menfaatlerini sağlamak maksadıyla antlaşmalar ile kurulan devletler topluluğu.

[Jeopolitik Boyut]

Örneğin; Azerbaycan ve Türkiye, Hazar’ın batısında güçlü iki Türk Devleti olarak varlığını sürdürmelidir. Bu bölgede hiç bir siyasi yapı, (mükemmel bir senkronizasyona sahip  diplomasi yeteneğine sahip değilse) tek bir bütün halinde ve aynı anda Balkanlarda, Kafkaslarda, Ortadoğu’da, Akdeniz’de, Karadeniz’de jeopolitik istikrar sağlayamaz. Böyle bir mücadeleye girebilirse dahi başarılı olamaz. Öte yandan Türk jeopolitiğinin, bu alanların hepsinde çıkarları ve nüfuz alanları vardır. Bu çıkarların tamamının aynı anda savunulması; küresel ve bölgesel güçlerin neredeyse hepsiyle çatışmaları beraberinde gerektirir. Böyle bir deneme ise, tek bir devlet için beraberinde ancak felaket getirir.

[Hazarın Batısında İkinci Türk Devleti: Azerbaycan]

Türkiye için; askeri, ekonomik ve siyasi açıdan güçlü bir Azerbaycan, yararlı ve gereklidir. Kafkasların hakim gücü ve geçiş yolu güzergahını kontrolü altında tutan güçlü bir Azerbaycan, Türkiye için doğuda bir istinatgâh/dayanak olur. Türkiye de, Azerbaycan için dayanak olur. Böylelikle doğudaki muhtemel risklerden daha az kaygı duyarak, Ortadoğu’daki, Akdeniz’deki, Karadeniz’deki ve Balkanlardaki milli çıkarlara yönelmek mümkün hale gelir. Uzun vadede Ermeni sorununun çözülmesi, terörün güney bölgede sıkıştırılması, İran’ın dengelenmesi gibi hedeflerin gerçekleşmesi de Türkiye ile ortak hedeflere yönelmiş olan güçlü bir Azerbaycan’a bağlıdır.

[Fikrî Boyut]

20. yüzyıla girerken Ziya Gökalp, “Bu birlikten amaç nedir? Siyasi bir birlik mi? Şimdilik, hayır! Gelecek hakkında bugünden bir yargıya varamayız.” diyerek bir ufuk çizmiştir. Tarih, Gökalp’ı haklı çıkarmıştır. Gerçekten de bugün halihazırda çok sayıda Türk Devleti vardır. Bu doğrultuda Gökalp’ın da işaret ettiği gibi Türk Birliği veya Turancılık anlayışı, Türk devletlerinin ve Türk topluluklarının yeni bir güç merkezi ve öncü bir uygarlık kurma iddiasıyla ortak hareket etmesi olarak düşünülmelidir. Bu birlik; ileri derecede ekonomik işbirlikleri, AB benzeri örgütlenme, ortak vize uygulaması, eğitim entegrasyonu,  ortak bilim merkezleri, ortak devlet medya kurumları, ortak sinema  yapıtları, dilde/işte/fikirde birlik adına yapılacak diğer çeşitli çalışmalar olarak ifade edilebilir. Ancak merkeziyetçi ve tek bir siyasi yapıdan oluşan Türk Birliği fikri, tarihi gerçeklikle ve 21. yüzyılın jeopolitik gerçekliğiyle uyumsuz olacaktır. Tarihteki Türk Birliği yapılarının siyasi niteliklerine dair bilgi için, “Türk Tarihine Bakışımız Nasıl Olmalıdır?” (Atsız, 1941) ve “Devletimizin Kuruluşu” (Atsız, 1952) başlıklı yazılara göz atılabilir.

[Sonuç Olarak] 

21. yüzyıl jeopolitik gerçekliğinde; bir bölgedeki rakip, başka bir bölgede ortak olabilir. En doğudaki Türk yurtlarıyla, Balkanlardaki Türk topluluklarının siyasi sorunları farklı çözüm yöntemleri gerektirir. Karabağ, Kerkük, Urumçi, Kıbrıs sorunlarının çözümü, farklı politik argümanlarla yaklaşımı zorunlu kılar. Farklı coğrafyalardaki sorunların çözümü, farklı siyasi aygıtlar ve algoritmalar gerektirir. Bu nedenle, birden çok Türk Devleti’nin var olması ve bu devletler arasında sınırsız işbirliği temini; hem mevcut jeopolitik gerçekliğe, hem de tarihteki Türk Birliği yapılarına uygun bir yaklaşım olacaktır. 

Dolayısıyla Türk Birliği, Türk Devletleri’nin AB benzeri birliği, sosyal ve kültürel entegrasyon faaliyetleri, ekonomik işbirlikleri ve yeni bir uygarlık meydana getirme çalışmaları olarak düşünülmelidir. Siyasi açıdan ise, her Türk Devleti’nin kendi bayrağının yanına Türk Birliği (Turan) bayrağı ve Türk devletlerinin çıkarına göre sınırsız işbirliği olarak ifade edilebilir.

Mustafa Sarıkaya, 27.04.2019

Mustafa Sarıkaya

Gazi Ü. 18'

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu